Aldatılma ve Aldatma Psikolojisi Nedir?

Aldatılma ve Aldatma Psikolojisi Nedir?


Aldatılma ve Aldatma Psikolojisi Nedir?
03-03-2022

Çiftler farklı hayaller ve beklentilerle ilişkiye adım atarlar. İlişkinin başında sahip olunan duygu, düşünce ve hisler ilişki boyunca devam edecek sanılır fakat devam etmediğinde çift hayal kırıklığı yaşar. Mehmet Zihni Sungur’a göre “Aslında değişim kaçınılmazdır. Önemli olan değişim sürecinden geçen insanı, değişik halleriyle, farkındalıkla kabullenerek dinginlikle sevmektir. Çünkü, dinginleşen her şey derinleşir. Derin olduğunuz zaman anlamlar çıkar ortaya.”

Aldatma sadece evli çiftlerin başına gelmez, birliktelik yaşayan çiftlerin başına da gelebilir. Aldatma, sadece fiziksel ya da cinsellik olarak gerçekleşmez. Aktif, pasif, duygusal, cinsel aldatma gibi aldatma biçimleri vardır.

Aldatan ve aldatılan psikolojisini inceleyecek olursak;

Aldatılan (incinen) partner :

1-      Neden aldatıldığına dair bir soru havuzuna boğulur.

2-      Yerinin başka biriyle doldurulabileceğini düşünür, zaman zaman çıldıracağını zanneder.

3-      Zihninde engel olamadığı senaryolar silsilesi ve bunun sonucu olarak sürekli bir kaygı haliyle yaşama durumu.

4-      Üçüncü kişiyle rekabet içerisine girer.

5-      Şahsına dair bir kimlik kaybı yaşar. Öfke ve suçluluk hisseder.

6-      Aldatılmanın psikolojisinde incinmeye sebep olan darbe, en yakınından, özelinden  gelmiştir. Bu yüzden incinen tarafta dış dünyaya yönelik bir güvensizlik gelişir.  

7-      “Elalem ne der? ” kaygısı.

8-      Aldatılma psikolojisinin hissettirdiği acı, en sevilen kişiyi kaybetme acısı ile eş değerdir. Buna bağlı olarak gelişen intihar düşüncesi.

 

Peki aldatan (inciten) partner cephesinde neler gözlemlenir:

1-      Nasıl bu duruma geldiğine dair bir şaşkınlık yaşar.

2-      Nasıl böyle bir hata yaptığına dair bir utanç, ahlaksızlık hissi yani kendi şahsına yönelik olumsuz duygular besler.

3-      Evliliğini ya da ilişkisini nasıl kurtaracağına dair bir çaresizlik ve belirsizlikle baş etmeye çalışır. Bu durumda, belirsizliğin sebep olduğu çok yoğun kaygı ve öfke mevcuttur. Öfke ise partnere yönelik suçlamaya kadar gidebilir.

4-      “El alem ne der?” kaygısını yaşayan bir tek incinen partner değildir. Aynı toplumsal baskı inciten partner üzerinde de vardır. Tepki gösterilmesi üzerine yalnız hissetme, dışlanmışlık hissi vardır.

5-      Aldatma sonrası partnerler arasındaki ilişkinin olmazsa olmazı güven taşı, yerle bir olmuştur ve inciten taraf, güvenin yıkılması üzerine artık umudunu kaybetmeye başlar.

 

İnsanlar Neden Aldatır?

Öncelikle sadakatsizlik ve aldatma kavramları birbiriyle eş değer tutulan kavramlar. Bu yanılgıyı düzeltmekte fayda var. Mehmet Zihni Sungur’ a göre sadakatsizlik bir seçim, aldatma ise, bu seçimi izleyerek gelişen sürecin kaçınılmaz bir parçasıdır. Sadakat kavramı, çocuklukta öğrenilip içselleştirilmezse ne yazık ki yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde, üçgenleşmelere kapı aralanmış olur.

Aldatmanın tanımı kişiden kişiye değişir. Tek bir aldatma tanımı yoktur. Her kişinin tanımlaması subjektif (öznel) ahlaki değer yargısına göre farklılık gösterir. Bir kişiye göre aldatma olarak değerlendirilebilecek bir davranış, bir başkasına göre aldatma olarak değerlendirilmeyebilir. Aldatma olayına nasıl bir anlam yüklüyoruz. Buna bağlı olarak ortaya bir duygu çıkar.

Sadakatsizliğin, aldatmanın iyi bir nedeni olamaz. İncitilen taraf, sadece anlamak ister. Aldatmayı tek bir başlık altında açıklamak da mümkün değildir.

Aldatmanın genetik miras gibi bir nedeni de olabilirken aynı zamanda, ilgisizlik, baskı, sosyoekonomik sorunlar, cinsel sorunlar, aşırı kıskançlık (ilişkinin zehiri) , bunalmışlık, eşin uzak mesafeli işi, eşinden başka flörtü olmayanlar, kalabalık aile ortamında yaşama (kaliteli cinsellik, kaliteli zaman yok), etrafında eşini aldatan çiftlerin çok olması, alkol ya da başka bağımlılıklar, boşanmaya hazırlık aldatması, seks bağımlılığı, yakın ilişkiden korkma, ihtiyaç giderme (cinsel arzunun doyurulması, eşi ile birleşemiyorsa, cinsel olarak doyuma ulaşmıyorsa, bazı fanteziler eşe yakıştırılmaz, fantezilerini eşine anlatamıyorsa ya da eş reddediyorsa) gibi nedenler sayılabilir. Ataerkil toplum yapısını da es geçmemek gerekir. Erkek adam aldatır? Seven insan aldatır? Tek bir kişi insanı köreltmez mi?

Şunu unutmamak gerekir ki aldatmanın haklı haksız hiçbir gerekçesi olamaz. Aldatmadan sonra durumu normalize etmek ya da suçluluk duygusu hissetmek kişiden kişiye farklılık gösteren sonuçlar arasındadır.

 

Aldatma Psikolojisi ve Tedavisi

Aldatma tedavisinde Aldatma Terapisi uygulanır. Genelde incinen taraf başvuruda bulunur. Ancak çiftler, sürece katıldığında aldatmanın tamamen sonlanmış olması gerekiyor. Aksi takdirde bir terapi sürecine başlanamaz.

Terapide amaç, partnerler arasında güven bağının tekrar oluşturulması, ilişkide yeni kuralların koyulması, sarsılan evlilik birliğinin yeniden düzenlenmesidir. Aldatılmanın nedeni düzeltilmemişse, geliştirilmemişse, evlilik aldatmadan önce kaldığı yerden devam ediyorsa, kişi eksikliğini hissettiği o noktadan tekrar aldatmak isteyecektir. Evliliği sağlam temeller üzerine oturtmazsak, o çatırdamalar yine olur. Kişinin aynı alternatife sapmasını önlüyoruz.

Terapi sürecinde, aldatmanın altında yatan nedenler tespit edilmeye çalışılır. Aldatılan tarafın, aldatmaya dolaylı yoldan bir katkısı var mıdır tespiti yapılır. Aldatılma sonrasında, aldatılan partnerin güveni yerle bir olur. Bu güveni tekrar nasıl oluşturabiliriz? Öncelikli hedef budur. Bu süreçte ilişkinin devamlılığına dair karar hemen alınmak zorunda değil. Önce sadakatsizliğin oluşturduğu kayıpları anlamak daha sonra ayrılmaya ya da devamlılığa karar vermektir. Bu kararın verilmesi için bir süreç geliştiriyoruz.

İnsan sevme ve sevilme ihtiyacından dolayı ilişkiye ihtiyaç duyar. Evlilik ya da duygusal ilişki, kişiyi dişini sıkma ya da biraz daha katlanma noktasına getirmemelidir. Terapide aldatılan taraf üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Aldatan tarafın sürekli başına kalkma, geçmişi yüzüne vurma gibi girişimlerde bulunmamalıdır. Terapide ilişkiye devamlılığı kabul ettiyse baştan bunları kabul etmiş sayılır.

Aldatan partner sürece katılım noktasında sıkıntı yaşayabiliyor. Terapist/ Danışman tarafından da yargılanacağını, suçlanacağı ön yargısı vardır. Fakat biz danışmanlar/ terapistler, gelen danışanı yargılamak için o koltukta oturmayız. Aldatan partner, her ne kadar inciten taraf olsa da kişi suçlandığı, yargılandığı yerde durmak istemez. Terapinin amacı, incinen ve inciten taraf arasında köprü olmaktır. Danışman, tarafsızlık ilkesi gereği, haklı haksız ayrımı yapmadan çiftlerin kendi üzerine düşen sorumluluklarını üstlenmesini sağlayıp, sürecin sağlıklı atlatılması açısından destek olmalıdır.

Çiftler bize hangi evrede gelmiş. Bu evreler müdahale açısından büyük önem taşır. Bu evreler:

  •     Şok Evresi
  •     Çöküş Evresi
  •     Düşünüş Evresi
  •     Kabulleniş Evresi
  •     Hazmediş Evresi
  •     Deneme Evresi

 

Aldatma terapisinin en önemli kısmını affetmek aşaması oluşturuyor. Affetmeyi gerçekten istiyor mu? Affettiği için bu durum aldatanın yanına kar mı kalacak? İhanet sonrası hayatları nasıl devam edecek? Gerçekten sağlıklı bir ilişkinin temelleri atılabilecek mi? gibi sorular danışanın aklını karıştıran sorulardan birkaçı. Dr. Cem Keçe, “Affetmek; unutmak, görmezden gelmek, hafife almak, onaylamak, hak vermek, uzlaşmak, boyun eğmek, geçmişi değiştirmek değildir.” der. Affetmek, tamamen kişinin kendi özgür iradesidir. Bu konuda bir baskı, zorlama söz konusu olamaz. Affetmenin süresi, incitilen tarafa göre farklılık gösterebilir. Affedebilmelisiniz çünkü evlilik yolculuğuna sağlıklı ve mutlu bir şekilde devam edebilmeniz için yol bu.

 

Çiftler terapiye yüksek beklentilerle gelirler. Bunun sebebi terapistin her şeyi halledeceği, elinde “sihirli değnek” olduğu fikri. Ancak çözüm esas olarak çiftin kendisindedir. Seanslar farkındalık kazanma yeridir. Çiftin bu konudaki kararlılığı, sorumluluklarını üstlenmesi, eteğindeki taşları açık ve net bir şekilde ortaya dökebilmesi, sürece istikrarlı devam etmeleri ve seansta konuşulanların hayatlarına geçirilmesi gibi önemli görevler düşüyor.

 

Aldatılmayla  Nasıl Baş Edilir?

İhanete uğramak can yakıcıdır. Can yakıcı olması kişinin en yakınından, özel ilişkisinden gelmiş olmasıdır. Aldatılan kendini kandırılmış hisseder. Çiftin hayatına ihanet mikrobu girdiğinde, nasıl başa çıkacaklarını bilemez ve paniklerler. Bu panikleme hali, fiziksel ve duygusal semptomlarla kendini gösterir. Aldatma, bir yol kazasına benzer. İlişkinin perte çıkıp çıkmadığının tespiti yapılmadığında çok daha yaralayıcı sonuçlar doğurur. Çiftin sendeleyerek ilişkisine devam etmesi, daha çok tökezlemesine sebep olur.

Aldatıldığını öğrenen kişi, problemi tek başına üstlenip, içinden çıkılmaz bir hale getirmesi yerine destek almaya özen göstermelidir. Terapide kişi kendisiyle ilgili birçok şeyin farkına varır. Yaptığı hataları, alternatifleri, sevk edici nedenleri, neyi daha iyi yapabileceğini vs ilişkiyi geliştirmek için her eşin kendi hakkındaki öğrendiğini anlatmasının yeridir.

Aldatılan kişinin ilk düşündüğü nokta kendisiyle ilgili yetemediği, beğenilmediği, yeterince güzel olmadığı gibi yersiz yanılgılara kapılır. Ancak yaşanan aldatma, inciten tarafın sorumluluğundadır. Aldatan tarafın seçimidir. Neden böyle bir seçim yaptığı konusunda kendisine yönelik sorgulayıcı, eleştirel davranması gereken kişi, inciten taraftır.

Aldatılan taraf bu durum karşısında kendisini yalnız hissetmemeli ve bur durumun hissettirdikleriyle baş etme konusunda, tek başına yıpratıcı bir süreç içerisine dalmamalıdır. Ne aldatılan ilk kişi ne de son kişidir. Sadakatsizlik ve aldatma birçok insanın başına gelen bir durum. Destek almaya özen gösteriniz. Sizi gerçekten destekleyeceğine inandığınız insanlarla paylaşımda bulunun.

Profesyonel anlamda destek süreci, sizin yargılandığınız, önyargıyla karşılandığınız, eleştirildiğiniz, eksikliklerinizin yüzüne vurulduğu bir süreç değildir. Sadece bu zorlu süreçte ilişkinize dahil ettiğiniz üçüncü bir göz, bu dahil olma ile birlikte evlilik yolculuğunuzdaki taşları birlikte temizlediğiniz bir süreçtir.

 

Aldatıldığını Öğrenen Kişi Ne Yapmalı?

KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN: Öncelikle aldatılan kişi aldatıldığını öğrendiğinde partneri ile olan ilişkisi baştan sona fragman gibi gözünün önünden geçer. Bu fragmanın içinde kendisinin hatalı olduğu, eksik olduğu noktaları, çirkin olduğu anlara odaklanır.

KABULLENİN: Aldatıldığınızı, bu durumu sadece sizin yaşamadığınızı kabullenin. Hissettiğiniz acıyı ertelemeden ve hafife almadan yasınızı tutun.

ZİHİN OKUMAYIN: Zihin okumaları genelde felaketleştirmeye yöneliktir. Kimsenin karşısındaki insanın zihninden geçenleri okumak gibi bir yeteneği yoktur olamaz. Zihin okuma durumu daha da kötüleştiren iletişim hatalarından biridir. Zihin okumaktansa karşınızdaki parterinize açık ve net ifadelerde bulunun. Onun yerine düşünmeyin. Duyacaklarınız partnerinizin yerine düşündüklerinizden daha az yaralayıcı olacaktır.

ACELE KARAR VERMEYİN: İlişkinin gidişatı hakkında acele karar vermeyin. Aldatma, bazı ilişkiler için kesin sonlandırma sebebi olabiliyorken, bazı ilişkilerde ise ilişkileri hakkında farkındalık kazanma noktasında avantaj olabiliyor. Tekrar devam kararı alan çiftler bir daha denediklerinde, daha önceki yaptıkları yanlışları yapmaktan kaçınıyorlar.

İLETİŞİMİ KESMEYİN: Sağlıklı bir iletişim kurabileceğinizi düşünüyorsanız iletişim kurmaktan kaçınmayın. Acı veriyor olsa da gerçekleri duyma konusunda cesaretli olun.

PROFESYONEL DESTEK: Kendinizi çok kaygılı hissediyorsanız, bir türlü senaryo silsilesinin içinden çıkamıyorsanız, uzman desteği almakta geç kalmayın. Sürekli bir senaryo silsilesi, sizi bir kaygılı halin ortasında bırakır. Sizi gittikçe benleştirir ve bizlikten uzaklaştırır. Bireysel sağlığınızı ertelemeyin.

Sitemizdeki aile ve çift terapisti olan uzmanlarımızı listeleyerek uzmanınızı seçebilir, hemen görüşmeye başlayabilirsiniz.

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş

jetklinik whatsapp