Çocuklarda Okul Fobisi Nedir?

Çocuklarda Okul Fobisi Nedir?


Çocuklarda Okul Fobisi Nedir?
19-03-2022

Çocuklar için okula başlama durumu, aileden ilk uzun süreli ayrılma ve yeni bir dünyayla tanışma sürecidir. Çoğu çocuk bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatırken, bazıları için bu durum kaygı ve korku vermeye başlayabilir. Bu durum hem aile hem de çocuk için stres kaynağı halini alır.

Okul fobisi, birçok psikopatolojinin ön belirtisi olabilmesi nedeniyle oldukça önemli kabul edilmektedir. Okula devam etme, zamanının bir kısmını okulda geçirmekte zorluk yaşama ve gitmeyi reddetme ile birlikte olumsuz davranış gelişimlerini de beraberinde getirebilir. Araştırmalar okul fobisini, okul reddi veya okuldan kaçınma olarak da ele almışlardır.

Okul Fobisinde Belirtiler Nelerdir?

Okul fobisi olan çocuklarda; okula gitmeyi reddetme, okuldaki tüm süreyi doldurmakta zorluk çekme, evden ayrılmaktan korkma, annelerinden ayrılmak istememe, okul saatlerinde ebeveynlerinin yakınında bulunmasını isteme, okul saati yaklaştığında fiziksel yakınmalar (mide bulantısı, karın ağrısı, ateşlenme, terleme, nefes darlığı gibi) yaşama ve antisosyal davranışlar görülmektedir. Genellikle çocuğun evde kalmasın izin verildiğinde ya da hafta sonları bu belirtiler kaybolmaktadır.

Peki her ‘okula gitmek istememe davranışı’ fobi midir? Elbette hayır. Çocuğun yaşamakta olduğu herhangi başka bir sorun da okula gitmek istememesine neden olabilir. Ayrım yapabilmek için bakmamız gereken çocuğun genel davranışlarıdır. Örneğin; bebekliğinden beri nasıl bir karakteri var, mizaç özellikleri nasıl, okula giderken duygu durumu nasıl, okulda nasıl, okuldan gelince nasıl ve en önemlisi herhangi başka bir problem yaşanmakta mı?

Okul fobisi olan bir çocuğu ayırt edebilmek, hem erken müdahale için hem de yeni sorunların ortaya çıkmasını önleyebilmek için çok önemlidir. Okula gitmeye zorlanan çocuklarda ağlama krizi, öfke patlaması ve saldırganlık davranışları görülebilir.

Okul Fobisi Oluşmasına Neden Olan Durumlar

Bir çocuk için ‘neden?’ sorusu sormak için önce onu tanımak gerekir. Doğum öncesi, sonrası ve gelişim süreçleriyle beraber onun karekteri ve ailesi ön plana çıkar. Çünkü her çocuk biriciktir ve bir diğerinde gördüğümüz o ‘neden’, başkasında olmayabilir.

Okul fobisinin nedenleri araştırıldığında gelişimsel süreç mutlaka göz önüne alınmalıdır. Çocuklar gelişirken öğrenir, öğrenirken gelişirler. Temele baktığımızda, yeni doğan bir bebek ilk olarak yeni dünyasına güvenmeye çalışır. Annesi ile bağlanma şekli güven oluşturuyorsa, sonraki dönemlerde de gereksinimler daha az sorunla karşılanmaktadır. Çünkü bu sağlıklı bağlanma kurulduğunda bebekteki korku azalır. Devam eden dönemlerde (2-7 yaş), uyaranlara karşı verilen tepkiler biçimlenir. Burada da korku, kaçınma ve kaçma davranışları devreye girer. Eğer söz konusu çocukta bir korku davranışı varsa önemli gelişimsel dönemlerdeki yaşanmışlara bakılmalıdır.

Araştırmalar; aile içinde yaşanan bir kayıp, ebeveynler arası çatışmalar, olumsuz öğretmen öğrenci ilişkisi, kaza veya hastalık durumu, ailenin yüksek beklentisi, ağır ev ödevleri, düşük akademik başarı ve okuldaki diğer çocuklarla olan yaşantıların okul fobisini tetikleyebileceğini bildirmektedir. Aynı zamanda akademik başarısızlığa neden olabilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), öğrenme güçlüğü, dil ve konuşma bozukluklarının da okul reddi ile ilişkili olduğu bildirilmiştir.

Okul Fobisi Nasıl Aşılır?

Buradaki amaç, korkusu veya reddi olan çocuğun en kısa sürede yeniden okula dönüşünü sağlamak olmalıdır. Fakat bunu yaparken çocuğu daha fazla korkutmanın ve tehdit etmenin önüne geçilmelidir. Okula gitmesi için zorlamak ya da kandırmaya çalışmak anksiyete ve panik belirtiler görülebilmesine neden olmaktadır.

Çocuklarda ortaya çıkan problem durumlarında, öncelikle tıbbi veya psikolojik bir hastalık olup olmadığına bakılmalıdır. Hastalık öyküsü bilinmeyen bir çocuğa yapılacak herhangi bir müdahale, mevcut sorunun kötüleşmesine neden olabilir.

Fobinin eşlik ettiği problemlerde mutlaka ruh sağlığı uzmanlarından destek almak gerekir. Bu, var olan soruna erken ve doğru müdahale edilmesine yardımcı olur. Alınan destek ile birlikte ailesel, çevresel ya da kişisel olarak korkuya katkıda bulunan sorunlar tespit edilmektedir.

Çocuklarla ilgili her konuda aileler anahtar rol oynar. Aile yapısı, ailenin işlevsel olup olmadığı ve ebeveynlerin genel tutumu araştırıldığında birçok problemin neden sonuç ilişkisini görebilmekteyiz. Bu nedenle destek sürecinde uzmanlardan, ebeveynleri konu ile ilgili doğru şekilde bilgilendirip iş birliğini kurması beklenmektedir. Okul çağında yaşanan sorunlarda ikinci anahtar rol ise öğretmenlerindir. Öğretmenler, ailelerin göremediği bir alanda mutlak bir bilgi kaynağıdır. Her açıdan aile, çocuk ve öğretmenin iş birliği yapması sorunların çözümüne katkı sağlayarak, daha kısa sürede olumlu sonuçlanmasına yardımcı olur.

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş

jetklinik whatsapp