Depresyon Ne Değildir?


Depresyon Ne Değildir?
18-05-2021

Küçük bir çocuğun parkta arkadaşlarına "artık depresyona girdim" sözleri kulağıma takıldı.
Onun için depresyon ne demekti? Nereden duymuştu? 
Günlük hayatımızda her birimizin birçok kez duyduğu depresyon bizi ele mi geçirdi?
Mutsuzluk mu? Üzgün hissetmek mi bu depresyon denen şey?

Depresif ruh halini içeren 4 ana depresyon türü mevcuttur.

Bunlar majör depresif bozukluk, bipolar bozukluk depresyonu, doğum sonrası depresyon ve distimi yani düşük dereceli kronik depresyon olarak tanımlanmaktadır.

Üzgün olmak depresyonda olmakla aynı şey değildir.
Depresyon içerisinde birçok belirtiyi barındıran bir bozukluktur.
Depresyon mu yoksa yaşadığımız şeylere duyduğumuz üzüntü mü bunu ayırt etmemizi sağlayan belirtiler vardır.
Majör depresif bozukluk belirtilerine bakarsak depresyonun ne olduğu ve ne olmadığı konusunda daha iyi bilgi sahibi olabiliriz. 

Majör Depresyon Bozukluğu:
Öncelikle son 2 hafta boyunca işlevselliğinizde düşüş ve aşağıdaki belirtilerden 5'inin olması ile beraber çökkün duygu durum ve ilgi yitimi eskisi gibi birçok şeyden zevk alamama şeklinde görülmektedir.
•Çökkün duygu durumu
•Günlük işlere, etkinliklere ilgi kaybı, zevk alamama
•İştah ve kilo da değişim - kilo verme ya da kilo alma
•Uykusuzluk ya da aşırı uyuma
•Enerji düşüklüğü
•Değersizlik ya da uygunsuz suçluluk duyguları
•Düşünmekte ya da odaklanma da güçlük
•Yineleyici ölüm düşünceleri
•Öfke veya sinirlilik hali

Peki Neden Depresyona Gireriz?

Depresyonu tetikleyen birçok etken olabilir. Bu tetikleyiciler çevresel faktörler ve içsel tetikleyiciler olarak görülebilmektedir. Örneğin çevresel faktörler; bir ebeveynin kaybı, işini kaybetmek, bir hastalık geçirmek gibi.

Görünmez ve içsel olarak da yaşanan tetikleyiciler depresyona sebep olmuş olabilir. Örneğin, var olan ve iyi hissetmediğimiz bir ilişki üzerine sürekli düşünmek, biyolojik yatkınlıklarımız, düşünce tarzlarımız, baş etme stratejilerimiz de bizi depresyona yatkın hale getiren sebepler olabilmektedir.

Çalışmalar yaşanan stres olaylarının çokluğunun depresyona yatkınlığı arttırdığını göstermektedir.

Yaşanan stres ne kadar fazlaysa, depresyona girme ihtimalinin de o kadar arttığı görülmüştür. Ölüm ya da boşanma ile yaşantılanan bir ilişkinin kaybı yeni duruma karşı bir uyum gerektirmekte ve bu uyum süreci de büyük bir stres ile yaşantılanabilmektedir.

Yalnızlığa baktığımızda, yalnızlık da büyük bir stres kaynağıdır. Gençler zamanla yakın arkadaşlarının olmadıklarını, yaşlılar ise yakın arkadaşlarının, partnerlerinin ölümüne şahit olmakla gelen yalnızlık yaşayabilmektedirler.

Hayatımız boyunca karşılaştığımız küçük zorluklar bile bizlere stres kaynağı olarak yansıyabilmektedir.

Depresyonun Gizli Tetikleyicisi Var mıdır?

Hayatınızda her şey yolunda, hedeflerinize ulaşıyorsunuz, bir kayıp yaşamıyorsunuz. İlişkileriniz çok güzel bir şekilde sürüyor.

Ama birden depresyona girdiniz. Sizi etkileyen bir stres faktörü olmadan aniden depresif belirtiler göstermeye başladınız.

Peki bu durum nasıl gelişmiş olabilir?

Bu gibi durumlarda birey hayatında her şeyin yolunda gittiğinin farkında olduğundan kendisini depresyona girmeye hakkı olmadığı şeklinde şuçlayabilir, bu durumdan utanabilir. Bilinçli farkındalığın dışında gelişebilen bu durum da kişi de depresif belirtiler çıkarabilmektedir.

Bilişsel davranışçı terapi modeli bu tür düşünceleri ortaya çıkarmada ve daha sağlıklı düşünme biçimi kazandırmakta da oldukça işe yarayan bir modeldir.

Düşünme Stillerimiz Depresyonu Nasıl Etkiler?

Size çok iyi hissettirmeyen anları defalarca kafanızda düşünüp geceleri uykularınızın kaçtığı günler olmuştur belki. Ya da çocuğunuz dışarı çıktığında mesajınıza cevap vermediğinde “eyvah başına şu geldi kesin” şeklinde felaketleştirdiğiniz.

Sevgiliniz ya da eşinizle güzel giden bir ilişkiniz varken mesajınıza bir saat cevap vermediğinde kesin beni aldatıyor, kesin beni sevmiyor şeklinde bir sonuca ulaşarak seçici bir soyutlama yaptığınız.

İşte biz tüm bunlara bilişsel çarpıtmalar diyoruz ve bu tarz düşünceler zihnimizi, hayatımızı, ilişkilerimizi etkileyerek ruh sağlığımızda sorun meydana getirebiliyor. Yani düşünme stillerimiz bizi yalnızca depresyona yatkın hale getirmiyor başka problemler de yaratabiliyor. Bu tür düşünceler zihnimizi olumsuzluklara boğarak, kontrol edilmediği taktirde umutsuzluk ve başka olumsuz duyguları da beraberinde getirebiliyor.

 

Özetlemek gerekirse psikolojik rahatsızlıklar, toplum arasında basite indirgeyerek sohbetlerimize dahil ettiğimiz eğlenceli konular değildir. 
Yaşantılayan kişi için oldukça zor ve karmaşık bir dönem olabilir. 
Zannettiğimiz ancak aslında var olan farklılık gösterebilir. Depresyon da diğer psikolojik bozukluklar gibi tedavisi olan ve tedavi edilebilir bir bozukluktur. Sizler de yaşamınızda yolunda gitmeyen, günlük işlerinizi etkileyen herhangi bir durumdan şikayetçiyseniz bir Psikologtan destek alabilirsiniz. Unutmayın ki Psikoloğa gitmek için illaki ciddi bir olay yaşamış olmanız gerekmez, her birey Psikoloğa gidebilir.

 

Kaynak: 

DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru Kitabı. Çev. E.Köroğlu.Ankara. HYB Yayıncılık

Causes of Depression. Psychology Today. from https://www.psychologytoday.com/us/basics/depression/causes-depression

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş