Derealizasyon (Gerçek Dışılık) Nedir?

Derealizasyon (Gerçek Dışılık) Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Derealizasyon (Gerçek Dışılık) Nedir?
30-05-2022

Derealizasyon (Gerçek Dışılık) Nedir?

Derealizasyon (Gerçek Dışılık) bozukluğu, insanın kendisini çevresinden kopuk hissetmesine ve bu insanların, çevresinde yer alan insanları ve nesneleri de, gerçek dışı görmesine neden olan bir rahatsızlıktır. Aslında, tüm insanların yarısından fazlası, hayatlarında bu gerçek dışı kopukluğu yaşamaktadır. Ancak, bu insanların yaklaşık %2’lik bir kısmı, bunu dissosiyatif bir rahatsızlık haline gelecek kadar sık yaşamaktadır.

Derealizasyon rahatsızlığı ayrıca, kişinin kendi bedeninden veya ruhundan çıkıp, kendisini uzaktan izlemesi ile birlikte kendisinden kopması ve yabancılaşması olarak da bilindiği için, bu rahatsızlığa depersonalizasyon (kendine yabancılaşma) hastalığı da eşlik etmektedir.

Derealizasyonun Belirtileri Nelerdir?

Bu rahatsızlık ile ilgili ilk söylememiz gereken, ataklar halinde insana bir gel-git yaşatmasıdır. Aşağıda maddeler halinde sıraladığımız belirtiler ise bu ataklar halinde ortaya çıkmaktadır.

  • Kendinizi bir sis rüyası içinde bulursunuz.
  • Size görünür duvar veya örtü sizi çevrenizden ayırır.
  • Yaşadığınız dünya ise cansız ve sahte gözükür.
  • Etrafınızdaki nesneler ve insanlar hem bulanık, hem de çok küçük ya da büyük gözükür.
  • Duyduğunuz sesler ise sağlıklı değildir; ya çok yüksek duyarsınız, ya da çok sessiz ve yumuşak
  • Zaman ise sizin için bir an hızlanır, yavaşlar ya da sadece durur gibi gözükür.

Bu saydığımız belirtiler dakikalar içinde sonlanacağı gibi, daha da uzayabilmektedir. Bu ataklar ise günlerce ve hatta aylarca sürebilmektedir. Burada kişi kendini çıldırmış gibi hissedebilmesi ile birlikte, aslında kendisi için birşeylerin de yolunda gitmediğinin farkındadır. Bu sebeple, bu durum, neyin gerçek, neyin hayal olduğunu ayırt edemediğimiz psikotik rahatsızlıklardan da çok farklı bir durumdur.

Derealizasyonun Sebepleri Nelerdir?

Bu rahatsızlığı tetikleyecek en önemli olaylar, kişinin genç ve erken yaşta duygusal istismara uğraması ya da ihmal edilmesidir. Burada travmatik bir olay yaşayan kişi, bu durumu yönetebilmek adına, savunma mekanizmasını devreye sokarak, kendisini çevresinden uzaklaştırmaktadır.

Kişinin derealizasyon yaşamasına sebep olacak olayları sıralayacak olursak;

  • Fiziksel veya cinsel istismar
  • Aile içi şiddete tanık olmak
  • Şiddetli zihinsel bozukluğu olan ebeveynlerin varlığı
  • Sevilen birinin beklenmedik ölümü
  • Savaş ve çatışmadan kaynaklanan Post Travmatik Stres Bozukluğu (PTSD)
  • Bir kaza veya doğal afetten kaynaklanan bir travma

Bununla birlikte aşağıda sayacağımız bazı rahatsızlıklar ise, kişinin yine savunma mekanizmasını devreye sokarak, derealizasyon yaşamasına sebebiyet verebilmektedir.

  • Nöbetler
  • Bunama
  • Madde Bağımlılığı
  • Şizofreni
  • Panik Ataklar
  • Depresyon
  • Amnezi gibi diğer dissosiyatif bozukluklar

Tüm bu saydıklarımıza ilave olarak, kişinin gerek işinde, gerekse ilişkilerinde yaşadığı veya yaşayacağı stres faktörleri de, bu rahatsızlığın ortaya çıkmasında pay sahibi olabilecek potansiyele sahiptir.

Derealizasyonun Teşhisi Nasıl Yapılır?

Derealizasyon genel olarak, geç çocukluk veya erken yetişkinlik döneminde ortaya çıkabilmektedir. Bu rahatsızlığın ortalama başlama yaşı 16 olmakla birlikte, vakaların %95 diyebileceğimiz büyük bir kısmı ise 25 yaşından önce tespit edilebilmektedir.

Bu hastalığın teşhisi, hiçbir laboratuar testi ile yapılamamaktadır. Bu sebeple, doktor burada tüm fiziksel nedenleri ekarte etmeye çalışabilmektedir. Toksik kimyasalları kontrol etmek adına da, MRI, EEG ve X-ışını gibi görüntüleme testleri veya idrar ekranı da kullanabilirler.

Eğer bu testlerden hiçbir sonuç elde edilemez ise, doktor bu kez kişiyi, bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirecektir. Kişi yukarıda saydığımız semptomların çoğunu gösteriyor ise, o zaman derealizasyon rahatsızlığı teşhisini alacaktır.

Derealizasyonun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bu rahatsızlığın tedavisindeki bir numaralı yöntem psikoterapidir. Burada yapılacak olan bir konuşma terapisi, kişiye deneyimlerini ve stratejilerini ele alma ve paylaşma yollarını öğretecektir. Ayrıca bu rahatsızlığa eşlik eden depresyon ve anksiyete belirtisini azaltmak için de ilaç tedavisi kullanılabilmektedir.

Psikoterapi yoluyla ise kişinin öğrenebileceği bazı özellikleri sıralayacak olursak;

  • Kişi kendini gerçek dışı deneyimler hakkında takıntı yapmaktan uzak tutmayı,
  • Beş duyusunu kullanarak, kendi gerçekliğine odaklanmaya çalışmayı (örneğin yüksek sesle müzik çalmak ya da çok sıcak bir şey tutarak)
  • Olumsuz duyguları ele almayı ve belirtilerin nedenini bulmayı,
  • Belirli kelimeler kullanarak, duyguları hakkında konuşmayı öğrenebilirler.

Bu terapide hem doktorlar, hem de psikologların ortak noktası kişideki farkındalığı arttırmaktır. Bu farkındalık, kişinin gerçeklik hissini tekrar kazanmasında büyük rol oynayacaktır. Burada, kişinin bu farkındalığı hissetmesi konusunda hem yönlendirebilecek, hem de cesaretlendirebilecek, doğru bir uzmanında varlığı önem taşımaktadır. Karşısındaki danışanı tam anlamı ile analiz edebilen, onun yaşadığı gerçek dışı dünyadan alıp, asıl olması gereken dünyaya getirebilen uzman, o danışana da tam anlamı ile destek çıkan ve yol gösteren kişi olacaktır. 

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş

jetklinik whatsapp