Fobi nedir?


Fobi nedir?
02-05-2021

Fobi kavramını tanımlamadan önce korku kavramına bakacak olursak; korku, bireyin herhangi bir nesne, durum veya çevre karşısında kendini güçsüz hissettiğinde, o nesnenin, durumun veya çevrenin verebileceği zararla baş edemeyeceğini ve o nesne, durum veya çevre karşısında kontrolü elinde tutamayacağını düşündüğünde hissettiği duyguya verilen ad olarak tanımlanabilir. Antik Yunan’da korku “olması gereken korku” ve “patolojik olan korku” olarak ikiye ayrılmıştır ve olması gereken korku; insan vücudu için “alarm sistemi” vazifesi gören, organizmanın tehlikeler karşısında savunma mekanizması oluşturmasına destek olan korkular olarak tanımlanabilir. Bireyde heyecan oluştururlar ve kontrol edilebilir korkulardır. Yaşam kalitesinde bir parça düşüşe neden olabilirler ancak yaşam, bu korkuların etrafında dönmez. Kişi korktuğu şeyle sürekli karşılaştığında hissettiği korkunun düzeyi yavaş yavaş düşebilir niteliktedir.

“Patolojik olan korku” ise fobi olarak isimlendirilmiştir ve “olması gereken korku”dan farklı olarak karşılaşılan nesnenin, durumun veya çevrenin verebileceği zararla orantılı olmayacak şekilde abartılmış derecede hissedilen yoğun korku ve kaygı olarak tanımlanabilir. Ayrıca fobi, “normal korku”dan farklı olarak korkulan nesneden, durumdan veya çevreden kaçınma davranışıyla birlikte seyretmektedir ve yaşam kalitesi düzeyinde büyük bir oranda düşüşe sebep olmaktadır. Bu yüzden de “olması gereken korku”dan daha yoğun bir korku ve kaygı yaşandığında profesyonel destek alınması tavsiye edilebilir.   

Fobiler kaça ayrılır?

Ülkemizde Ruh sağlığı uzmanları (psikiyatrist, klinik psikolog, psikolog, psikolojik danışman, aile danışmanları, vs.)’nin yaşam kalitesinde bozulmalara neden olan psikolojik güçlükleri sınıflamak için kullandığı kitapçığın son versiyonunda fobiler;

1.        Agorafobi (Yalnız başına kalmaktan, sokağa yalnız çıkmaktan ve kalabalık yerlere girmekten korkma ve kaçınma)1

2.         Özgül Fobiler (Belirli nesne (örnek: örümcek, bıçak, vs.), durum (örnek: kan aldırma, sınav, vs.) ve çevreden (örnek: asansör, karanlık, vs.) korkma ve kaçma)

3.          Sosyal Fobi (Toplum içinde konuşurken veya performans gösterilmesi gereken herhangi bir eylem yaparken yüzünün kızaracağını, terleyeceğini, yanlış bir hareket yapıp herkesin içinde küçük düşeceğini, vs. düşünüp yoğun bir korku hissetme ve toplum içinde konuşmaktan veya herhangi bir şey yapmaktan kaçınma) olarak 3 gruba ayrılmıştır.

Ülkemizde toplum temelli yapılan çalışmalarda fobilerin görülme sıklığı kadınlarda %5,8 iken erkeklerde %2,3’tür. Bunun sebebinin ataerkil toplum yapımızdan dolayı kadınların çocukluk dönemlerinde daha koruyucu tutumla yetiştirilmeleridir. Toplumda en yaygın olarak görülen fobi türü özgül fobidir ve başlama yaşı ortalama 16,5’tir. Özgül fobilerden de hayvan fobileri ve kan aldırma, vb. fobiler erken çocukluk dönemlerinde başlarken asansör, yükseklik, vb. fobiler ergenlik dönemlerinde başlamaktadır. Hayvanlardan, karanlıktan ve kapalı yerde tek başına kalmaktan kadınlar, erkeklere göre daha yoğun bir korku yaşarken yükseklikten, uçaktan, kan aldırmaktan duyulan korkunun kadın ve erkeklerde aynı oranda olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan toplum temelli bu çalışmaları göz önüne aldığınız zaman eğer herhangi bir şeyle ilgili yoğun bir korku ve kaygı yaşıyorsanız ve korktuğunuz bu şeye maruz kalmamak için kaçınma davranışlarınız varsa aslında yalnız olmadığınızı ve bu korku ve kaygılarınızın nedeninin yetiştirilme tutumlarından dolayı olduğunu fark edeceksinizdir. Bu yüzden hayatınızı büyük ölçüde etkileyen bu yoğun korku ve kaygınızdan kurtulmak için profesyonel destek almaktan çekinmemenizi öneririm.

Peki neden bazı insanlar “olması gereken” düzeyde korku hissederken bazı insanlar yoğun bir korku ve kaygı yaşayıp korktuğu şeyle karşılaşmamak için hayatlarını etkileyecek şekilde kaçınma davranışı sergiliyorlar?

Cevabı çok basit: Koruyucu ebeveyn tutumu ve öğrenme. Koruyucu ebeveyn tutumuna zaten çok kısaca yukarıda değinmiştik. “Öğrenme”ye geldiğimizde; evet, yanlış okumadınız… Korku; kuşaktan kuşağa öğrenme yolu ile aktarılan bir duygudur. Örneğin annesi köpekten korkan bir çocuk düşünecek olursak çocuk; yaşamının ilk 1 – 2 yılında gördüğünü henüz bilişsel olarak yorumlayabilecek kapasitede olmadığından köpeklere korkusuzca yaklaşacaktır. Ancak çocuk zamanla büyüyecek ve hayatta kalmayla, kendini korumayla ilgili bazı davranışlarını çevresindekileri taklit etme yolu ile öğrenecektir. Bu çocuk, annesiyle birlikteyken köpekle her karşılaşmalarında annesi “Ay, ay, ay…” diyerek kaçtığında bir süre sonra çocuk da köpekle karşılaştığında annesini model alarak köpekten kaçacaktır. Böylece çocuk, gözlem ve model alma yolu ile köpekten korkulması ve köpek gördüğünde de kaçılması gerektiğini öğrenmiş olacaktır.

Fobiler nasıl tedavi edilir?

Peki hissettiğiniz korkunun “patolojik korku” olduğunu nasıl anlayacağınıza ve nasıl bir profesyonel destek alacağınıza geldiğimizde; örneğin asansöre binmekten korktuğunuzu düşünecek olursak asansöre bindiğiniz esnada siz yukarı çıkmak isterken asansörün aşağıya inmesi veya asansörün gitmek istediğiniz kattan farklı bir katta durması sizde bir parça korku uyandırıyorsa bu, “olması gereken korku” olarak isimlendirilebilir. Ancak gene aynı örnekle devam edecek olursak; asansöre binmekten korktuğunuz için asansöre binmek için saatlerce bir kişinin daha yanınıza gelmesini bekliyorsanız ya da asansöre binmek yerine kalbinizi ve bacaklarınızı zorlayacak sayıda merdiveni çıkıp iniyorsanız bu, “patolojik korku”dur ve bu durumda profesyonel bir destek almanız en doğru davranış olacaktır. Birey ve toplum ruh sağlığı çok önemli ve hayatın birçok alanına etki eden bir konu iken maalesef ülkemizde ruh sağlığı alanı lisanslı olmayan ancak kendini “Ruh Sağlığı Uzmanı” olarak tanıtan insanların (Sadece Psikoloji alanında yüksek lisans yaparak kendini “Uzman Psikolog” olarak tanıtanlar, Yaşam Koçları, Reiki Uzmanları, Bilinçaltı Temizleyicileri, vs.) talanına uğramıştır ve ülkemizde kanayan yara konumundadır. Bu yüzden profesyonel destek alacağınız zaman yapmanız gereken ilk şey; destek alacağınız profesyonelin eğitim bilgilerini araştırmak olmalıdır. Destek alacağınız profesyonelin eğitim bilgilerini araştırırken ilgili kişiye direkt olarak eğitim geçmişini sorabilirsiniz ve bu sizin en doğal hakkınızdır. Destek alacağınız profesyonelin eğitim bilgilerini sorduğunuzda sizi tersliyorsa, sadece yüksek lisansından bahsediyorsa ya da gerçek ruh sağlığı profesyonellerinin sahip oldukları unvanları (Psikiyatrist, Klinik Psikolog, Psikolog, Psikolojik Danışman, Aile Danışmanları, vs.) söyleyip bu unvanların yanı sıra da Yaşam Koçu, Reiki Uzmanı, vs. unvanlarını kullanıyorsa bilin ki o kişi doğru kişi değildir. Kendini “Ruh Sağlığı Uzmanı” olarak tanıtıp görüşmeler esnasında size tavsiyelerde bulunup sizi yönlendiriyorsa bilin ki o kişi doğru kişi değildir çünkü gerçek Ruh Sağlığı Uzmanı size tavsiye vermek yerine size farkındalık kazandırarak kendi yolunuzu kendinizin bulma sürecinize destek olur. Son olarak gerçek “Ruh Sağlığı Uzmanı”ndan aldığınız terapinin yönelimi uzmandan uzmana farklılık gösterebilmektedir. Kimi uzman davranışçı terapi ekolünü ve onun uzantılarını kullanırken kimi uzman da analitik yöntemleri ve onun uzantılarını tercih etmektedir. Fobiler öğrenme yolu ile kuşaktan kuşağa aktarılan korkular olduğu için fobilerle çalışırken davranışçı terapi ekolünün ve onun uzantılarının diğer ekollere göre kısa sürede daha yararlı olduğunu ortaya koyan pek çok akademik çalışma vardır. Ancak fobilerle ya da kendi kendinize baş etmekte zorlandığınız ve hayatınıza büyük ölçüde etki eden psikolojik kaynaklı tüm problemlerinizde destek almayı uygun bulduğunuz uzmanın tercih ettiği ekol ne olursa olsun doğru ve gerçek “Ruh Sağlığı Uzmanı”nı bulabildiyseniz emin olun ki profesyonel destek size yarar sağlayacaktır.

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş