Korona (Covid19) Döneminde Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalı


Korona ( Covid 19) Döneminde Beslenme Tedavisi Nasıl
27-01-2021

Dünya Sağlık Örgütü’nün artık bir pandemi olarak kabul ettiği korona virüs hastalığı (Covid 19) ülkemizde de önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaktadır. Kronik hastalığı olan bireyler (kalp, diyabet, astım, bronşit) ve bağışıklık sistemi düşük olan bireyleri daha çok etkisi altına almaktadır. Bağışıklık sistemi güçlü olmayan bireylerde virüsün vücuda yayılması daha hızlı ve kolaydır. Bu nedenle korona virüse karşı en etkili silah güçlü bir bağışıklık sistemidir. Hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan bir sistemdir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün de yayınlamış olduğu beslenme rehberinde; güçlü bir bağışıklık dengeli beslenmeden geçmektedir.Öncelikle sağlıklı ve dengeli beslenmeden bahsedecek olursak; vücudumuzun gereksinimi olan besin ögelerinin yeterli ve dengeli miktarlarda alınmasıdır.

Özellikle pandemi döneminde sağlıklı ve dengeli beslenmek için; 4 besin grubunu da yeterli düzeyde tüketmek gerekir. 

Et, yumurta, kurubaklagil grubu; bağışıklık sisteminin salgılandığı antikorlar protein yapıda olduğu için bu gruptaki besinler yeterli düzeyde alınmalıdır. Bu besinler çinko mineralinden de zengindir.Özellikle yumurta; en kolay ulaşılabilir, en ekonomik ve vücudumuzun %100 vücut proteinine dönüşebilen en kıymetli protein kaynağıdır. Et grubunda; dana eti, kuzu eti, balık ve gezen tavuk. Yine vegan ve vejeteryan bireylerde de protein miktarını arttırmak için kullandığımız kurubaklagiller de iyi protein kaynaklarındandır.

Tahıl grubu; basit karbonhidratlar yani; beyaz un ve türevlerinden yapılmış gıdalardır. Kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olurlar.Kompleks karbonhidrat ise kan şekerini daha yavaş yükselterek, tokluk süresini uzatırlar. Basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar daha çok tercih edilmeli, yani rafine edilmemiş; kepekli, kabuklu, tahıllar, tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur, makarna vs. Virüsler kan şekerinin yükselmesini seven mikroorganizmalardır. Bu yüzden bu süreç de şeker ve türevlerinden uzak durmamız gerekir. 

Süt ve süt ürünleri grubu; ev yapımı süt, yoğurt, peynir, kefir gibi besinlerin günde 2-3 porsiyon kadar alınmasını öneriyoruz. Kemik mineral yoğunluğunun azalmaması için Ca mineraline ihtiyacımız vardır. Günlük düzenli miktarlarda tükettiğimiz takdirde kas kaybı yani sarkopeni yaşamamış oluruz.

Meyve ve sebze grubu; günde 2-3 porsiyon meyve tüketimi üzerine çıkılmamalıdır.Çünkü aşırı miktarda meyve tüketimi ileri ki yaşlarda karaciğer yağlanması ve insülinin fazla salgılanması ile birlikte obezite riskinin oluşmasını arttırmaktadır. Sebze günde 3 porsiyona kadar tüketilebilir. Ne kadar renkli beslenirsek o kadar zengin vitamin ve mineral almış oluruz. Özellikle renkli besinler; mor, kırmızı, sarı, turuncu, yeşil renkte olan besinler; antisiyonin, antioksidan, betakaroten ve C vitamininden zengindir. Mor lahana, yaban mersini, nar, kivi, portakal, limon ve yeşil yapraklı sebzeler.

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş