Panik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Panik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir
19-08-2021

Panik bozukluğu nedir?

Panik bozukluğu, başlı başına bir anksiyete bozukluğudur. Yaşanan ataklar tek sefere mahsus değildir. Art arda gelen beklenmedik panik ataklar ile karakterizedir. Başka bir psikolojik rahatsızlığa sahip bireylerde görülen panik atak, panik bozukluğu değildir. Panik atak bir belirti, panik bozukluğu ise bir hastalıktır.

Kişiye panik bozukluğu teşhisi koyulabilmesi için ataklara sosyal kaygı bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluk, şizofreni vs. gibi başka psikolojik sorunlar ya da hipertiroidi, feokromasitoma, birtakım kalp hastalıkları, kansızlık, vitamin eksikliği gibi tıbbi hastalıklar eşlik etmemelidir. Panik bozukluğu diyebilmemiz için bu durumun kişinin işlevselliğini bozması, hayatını zorlaştırması gerekir.

Panik bozukluğu çok sık görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Öyle ki toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4 tanesi bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da hala bu hastalıkla mücadele ediyordur. Çoğunlukla ilk kez 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre  2-3 kat fazla görülür.

Panik bozukluğu evliliklerde de sorunlara yol açabilir. Eşlerden birinin panik atakları ciddiye almaması ya da panik bozukluğu olan kişinin eşine bağımlı hale gelmesi evliliği zora sokabilir.

Panik atak belirtileri nelerdir?

 

Panik atak belirtilerinden en yaygın görülenleri bedensel tepkilerdir. Bunlar:

  • Kalp çarpıntısı
  • Terleme
  • Nefes darlığı
  • Titreme
  • Sarsılma
  • Göğüs ağrısı
  • Bulantı
  • Karın ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Uyuşma
  • Üşüme
  • Depersonalizayon- derealizasyon (kendine yabancılaşma- çevreye yabancılaşma)

Panik atak diyebilmemiz için bu belirtilerden en az 4 tanesinin kişide bulunması gerekir. Panik atak belirtileri ortalama 10 dakikada en yüksek seviyeye ulaşır ve toplamda yaklaşık 25 dakika sürer.

Panik bozukluğu belirtileri nelerdir?

 

İlginizi Çekebilir: Online Terapi Nedir?

Panik atak belirtilerinin art arda yaşanması, panik bozukluğu belirtilerindendir. Aynı zamanda panik atakların tekrarlayacağına dair bir beklenti anksiyetesi, atakların felç geçirme, çıldırma, kalp krizi, ölüm vs. gibi olumsuz sonuçları ile ilgili kaygı, korku duyma hali görülür. Panik bozukluğu belirtileri yaşayan hastalar genelde hastanelerin acil bölümlerine ‘’kalp krizi geçiriyorum’’, ‘’felç geçiriyorum’’ düşünceleriyle çok sık giderler ve doktorların cevaplarından tatmin olmazlar. Ayrıca kişiler panik atak belirtilerinin olabilecek olumsuz sonuçlarına yönelik kaçınma ve güvenlik sağlama halindedir. Kişiler panik atak belirtilerinin gelmemesi için kaçınma davranışı gösterirler.

Vaka örneği: 32 yaşında bir erkek hasta ilk panik atağını bir konser alanında aniden yaşar ve bir daha konsere gitmekten kaçınır. Zaman geçtikçe bütün kalabalık ortamlardan uzak durmaya, kendini bu ortamlardan soyutlamaya başlar ve işlevselliği git gide bozulur. İnsanlardan uzak, izole bir hayat yaşamaya başlar ve zamanla git gide yalnızlaşır.

Panik bozukluğunun sebepleri nelerdir?

Panik bozukluğu genellikle ortada belirgin bir sebep olmadan gelişir. Fakat atakların oluşmasında çeşitli faktörler rol oynar. Genetik faktörler, stres düzeyinin çok yüksek olması, yakın zamanda ya da çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar, negatif duygulara yatkınlık, uyuşturucu madde, sigara ve kafein kullanımı, panik atak riskini arttıran etkenler arasında yer alır.

Panik bozukluğunun sebeplerine dair iki adet bilimsel açıklama bulunmaktadır:

1. Panik bozukluğu, beynimizde nöron adı verilen sinir hücrelerinden salgılanan, heyecan ve duygusal yaşantılarımızı düzenleyen bazı beyin hormonlarının anormal çalışması sonucu oluşmaktadır.

2. Panik bozukluğu, günlük hayatımızda yaptığımız bazı davranışlarımızın  sonucunda ortaya çıkan ve tamamen “normal ve tehlikesiz”  olan çarpıntı, terleme, nefes sıkışması, baş dönmesi veya uyuşma gibi bedensel belirtilere, hasta tarafından negatif anlamlar yüklenmesi,kalp krizi geçiriyorum, öleceğim”, “çıldırıyorum”, “felç olacağım” şeklinde felaket senaryoları yazması sonucunda oluşur.

Panik bozukluğunun tedavisi nasıl yapılır?

 

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır. Hastayı etkili bir şekilde tedavi etmeye başlamadan önce dikkat edilmesi gereken birkaç şey vardır. Hastanın öyküsünü tüm detaylarıyla öğrenmek, hayatında yaşadığı bir stres olup olmadığını araştırmak, atakların ne sıklıkta ve hangi ortamlarda geldiğini, ataklar geldiğinde baş etmek için neler yaptığını sormak, beklenti anksiyetesi olup olmadığını tespit etmek, alkol- kafein kullanım sıklığını öğrenmek, bilinen bir tıbbi rahatsızlığı olup olmadığını saptamak gerekir.

Günümüzde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki çeşit panik bozukluğu tedavisi vardır. Bunlar: İlaç tedavisi ve bilişsel-davranışçı terapidir.

1.      İlaç tedavisi

Panik bozukluğu tedavisinde, beyin sinir hücrelerindeki işlevi bozulan hormon faaliyetlerini düzelterek panik atak belirtilerinin önüne geçen ilaçlar kullanılmaktadır. Bugün, Türkiye’de bu hastalığa fayda sağlayan çok sayıda ilaç bulunmaktadır. Psikiyatristiniz bu ilaçlardan birisini seçerek, düşük bir dozla başlamanızı önerecek ve düzenli kontroller ile dozu gerektiği kadar artıracaktır. İlaç tedavisi en az bir yıl devam ettikten sonra yavaş yavaş azaltılarak kesilecektir.

2.      Bilişsel davranışçı terapi

Panik bozukluğu tedavisinin psikoterapi ayağında bilişsel davranışçı terapi teknikleri oldukça işe yarar ve hastayı kalıcı olarak tedavi etmeye yöneliktir.

Bu teknikler:

Alıştırma

a. İç alıştırma (iç exposure): Bu teknikte hastalar panik atağın bedensel belirtileriyle karşı karşıya getirilir. Örneğin panik atak belirtilerinden çarpıntı, titreme gibi semptomları yaşayan bir hastayı kalbinin hızlanması için koşuya çıkartmak, saunaya göndermek iç alıştırmaya örnektir. Bu tekniği uygularken hastaların kullandığı güvenlik sağlayıcıları (telefon, sakinleştirici ilaç, kolonya, su…) ortadan kaldırmak da gerekir. Burada amaç, yaşadığı panik atak belirtilerinin günlük hayatta yaptığı aktiviteler sonucunda da ortaya çıkabildiğini göstermek, önemli olanın bunlara ‘’kalp krizi geçiriyorum’’, ‘’bayılacağım’’, ‘’çıldıracağım’’ gibi anlamlar yüklememek olduğunu anlatmaktır.   

b. Dış alıştırma (dış exposure): Bu teknikte hasta, panik atak belirtilerinin gelmemesi adına yapmaktan kaçındığı şeylerle, gitmek istemediği yerlerle yüzleştirilir. Bu teknikte terapist, hastasına dışarıya çıkma, markete gitme, toplu taşıma araçlarına binme gibi hastanın, korku ve panikleri sebebiyle yapamadığı aktiviteleri bir plan dahilinde en kolaylarından başlayıp zorlaştırarak “alıştırma ödevleri” olarak verir. Hasta kolayları yapabilir hale geldikçe zorlarına geçerek bütün kaçınılan durumlar bitinceye kadar alıştırmalar sürdürülür.

Panik bozukluğu tedavisinde en iyi sonuç ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapinin birlikte kullanılmasıyla elde edilir. 

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş