Stockholm Sendromunun Tersi: Lima Sendromu Nedir?

Stockholm Sendromu Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Stockholm Sendromunun Tersi: Lima Sendromu Nedir?
08-07-2022

Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm sendromu, kişinin kendisini yıpratan ve zor durumda bırakan durumları kabul edip boyun eğmesi hatta bu durumlar karşısında sebeplerini görmezden gelmesi, kendisi mağdur olmasına rağmen, mağdur edenin yanında bulunması ve hatta bu kişiye sempati ve duygu beslemesi şeklinde tanımlanabilir. Bu sendromun Stockholm sendromu olarak adlandırılmasının sebebi, 1973 yılında İsviçre’nin başkenti Stockholm’de yaşanan bir banka soygunundan dolayı bu ismi almıştır. Banka soygunu sırasında rehin alınan sivillerden bir tanesinin kendisini rehin alan kişiyle duygusal bağ kurup, esir alanların duygularını kendi duygularıymış gibi hissetmesi ve soygunculara yardım etmesinden sonra Stockholm sendromu ismini almıştır. Kurban olan bireyler, kendilerine şiddet gösteren, tehdit eden, özgürlüklerini elinden alan bireylerin bakış açısıyla bakmaya çalışırlar. Bu bakış açısıyla baktıkları zaman artık kendilerini kurban konumunda görmemeye başlarlar. Mağdur olan kişilerin yaşadıkları bu süreç artık kendilerine doğru ve meşru gelmeye başlar ve kendilerini bu duruma sokan kişilere kurtarıcı gözüyle bakabilmektedirler.

Stockholm sendromunun görüldüğü belli başlı gruplar şu şekilde sıralanabilir;

Kaçırılma ve rehin alınan gruplar, tecavüz, ensest ve cinsel taciz mağdurları, savaş durumunda savaş esirleri, toplama kamplarındaki hayat kadınları, aileiçi şiddet vakalarındaki döven ve dövülen eş konumu, dini tarikatlar, siyasi baskı grupları takipçi- lider konumları, cezaevindeki tutsak gardiyan ilişkileri ve ev hapsi durumlarındaki gruplar yüksek risk grupları arasında gösterilebilir. Bu tür aile içi şiddet durumlarında kurban şiddet gösteren kişiye karşı onu sinirlendirecek, öfkelendirecek ve kışkırtacak durumlardan son derece uzak durmaya çalışır. Kurban şiddet uygulayan kişinin tardındaymış gibi bir izlenim vermeye son derece dikkat eder, onun takdirini kazanmak için elinden geleni yapmaya gayret eder. Özellikle savaş esirlerinde kendilerini tutsak eden gruplara karşı patolojik bir bağlanma eğiliminde bulunur. Bu yüzden halk arasında celladına aşık olma terimleri ortaya çıkmıştır.

Saldırganla kurbanın kendisini özdeşleştirmeye neden olan bazı durumlar;

Kurbanın bulunduğu ordamdan kaçacak durumunun olmaması ve ya kaçamayacağına kendini inandırmış olması 

Dış dünyadan kendini soyutlaması

Hayati tehlikenin bulunması

Saldırganın kurbana zaman zaman iyi, arkadaşça ve yakın davranması gibi koşullar özellikle aile içi şiddet durumlarında krubanın şiddet gösteren kişiye sempati ve özdeşleştirmeye yatkınlık sağlayan durumlar arasında gösterilebilir.

Stockholm Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

En sık görünen belirtisi, mağdur olan bireylerin en küçük bir iyilik gördüğünde bile, iyilik gördüğü kişiye minnet duymasıdır. Mağdur kişiler, içinde bulunduğu durumdan dolayı  kendilerini suçlama eğilimindedir. Diğer belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

  • İstismarcıyı iyi bir kişi olarak konumlandırma veya onu bir kurban olarak görme
  • Şiddet davranışından etkilenmemek için istismarcıyı memnun etme çabası
  • İstismarcının kendisini öldürmediği için ona minnettarlık duygusu hissetmek
  • Dünyayı istismarcı gözünden değerlendirme, kendi duruşunu yok sayma
  • Akılcılaştırma
  • İstismar için kendini suçlama eğilimi gösterme
  • Kötüye kullanımı önleme yetkinliğine sahip olduğunu düşünmesi
  • Şiddeti ve şiddet tehdidini kabul etmeme
  • Küçük bir iyilik için bile yoğun minnet duygusu

Ayrıca, Stockholm sendromundan bahsedebilmek için, bazı durumların bulunması gerekmektedir, bunlar;  yaşamsal (ölüm ihtimali, beden dokunumazlığı, psikolojik varlık, temel ihtiyaçların giderilmesinin tek bir kişiye bağlı olması vb.) tehlikenin varlığı, sosyal / fiziksel izolasyon , izolasyonun kişinin kendi otonomisiyle kırılma ihtimalinin azlığı ya da kabullenilmişliği, fail ya da faillerin olumlu davranış, tutum ve duygularla yaklaşması.

Stockholm sendromunda travmatik bağlanma bu sendromun en kritik temel taşlarından bir tanesi olarak gösterilebilir. Şiddet içerikli davranış modeli ile iyi davranma arasında gidip gelen ambivalans durumları travmatik bağlanmayı güçlendiren ve besleyen komponentlerdendir. Stigmatasyon korkuları (tecavüz, seks, ensest ilişki) ve utanç travmayı destekleyen unsurlar arasında sayılabilir.

Stockholm Sendromunun Tersi: Lima Sendromu Nedir?

Lima sendromu kısaca, Stockholm sendromunun tam tersi olarak tanımlanabilir. Peru, Lima’da yaşanan bir banka soygununda, soyguncuların çoğu rehinelere sempati duyması ile başladı. Lima sendromunun etkileri nedeniyle, rehinelerin zarar görme olasılığı ciddi şekilde azaldı, serbest bırakılma ve kaçmalarına izin verilmesine neden olarak gösterildi.

Stockholm Sendromunun Tedavisi Var Mıdır?

Stockholm sendromunun tedavisinde ilk olarak, travmanın yarattığı etkileri hafifletmek üzerine tedavi planı uygulanabilir. En sık uygulanan tekniklerden bir tanesi Bilişsel Davranışsal Terapi (BDT)dir. psikolojik destek, anksiyete ve depresyon gibi sorunları çözüme ulaştırmayı hedefleyen tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Ayrıca, güvenliğin tesis edilmesi, hayatla yeniden bağ kurulması, anlayış empati ve dayanışma grupları Stockholm sendromunda kullanılan yardımcı etkenler arasında sayılabilir.

 

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş

jetklinik whatsapp