Anksiyete Nedir, Belirtileri Nelerdir? Anksiyete ile Başa Çıkmanın 7 Yolu


Anksiyete Nedir, Belirtileri Nelerdir? Anksiyete ile Başa Çıkmanın 7 Yolu
17-06-2021

Kaygı, normal hayatın doğal bir parçası olmakla birlikte iş, aile ve finansal konularda iyi kararlar vermemize yardımcı olma potansiyeline sahiptir. 

Çoğu zaman hedefimize daha emin adımlarla ilerlememizi sağlayan endişelerimizin kontrol edemediğimiz bir boyuta ulaşması ise hayatımızın işleyişini olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir ve bir anksiyete bozukluğundan mustarip olduğumuzun önemli bir göstergesi olabilir.

Kaygı Nedir?

Kaygı, diğer adıyla anksiyete, vücudun stres yaratan durumlarla karşılaşmasıyla ortaya çıkan doğal ve sağlıklı bir tepkidir. Olası tehlikelere karşı tetikte olmamıza ve günlük hayatta karşılaştığımız zorluklarla başa çıkmamıza destek olur. Amerikan Psikologlar Birliği tanımına göre kaygı, karakteristik özellikleri gergin hissetmek, endişe veren düşüncelere sahip olmak ve kan basıncının yükselmesi gibi fiziksel belirtiler göstermek olan bir duygudur. İş görüşmesine gitmek, sınava girmek, yeni bir yere taşınmak, topluluk önünde konuşmak gibi durumlar herkes için kaygıya sebep olabilecek durumlardır.

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Nedir?

Bazen hissedilen kaygı, aslında kaygı yaratan durumun sebep olabileceğinden daha yoğun ve uzun süreli bir hale gelebilir. Kan basıncının yükselmesi veya mide ağrısı gibi fiziksel belirtiler gelişebilir. Bu tür belirtiler, anksiyeteye değil anksiyete bozukluğuna sahip olduğunuzun göstergesi olabilir. Anksiyete bir bozukluk halini aldığında günlük hayatı zorlaştırmaya başlar.

Anksiyete bozukluklarının nedenleri nelerdir?

Güncel anksiyete araştırmaları, beynin kaygı ile ilgili kısımlarını dikkatle incelemeye devam etse de ortaya çıkan sonuçlar, anksiyete bozukluklarının genetik ve çevresel faktörlerin yanı sıra beyin kimyasını içeren muhtemelen bir faktör kombinasyonundan kaynaklandığını işaret eder nitelikte. 

  • İş hayatında karşılaşılan zorluklar, 
  • İlişki veya aile sorunları benzeri çevresel stres faktörleri,
  • Genetik, 
  • Farklı bir hastalığın tedavisinde kullanılan olası ilaç etkileri,
  • Geçirilen ciddi bir ameliyatın yol açtığı stres veya sonrasında devam eden uzun iyileşme süreci gibi durumlar genel hatlarıyla anksiyete bozukluklarının olası nedenleri arasında yer alabilir.
Ansiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete belirtileri, belirli duruma veya rahatsızlığa bağlı olarak farklılık gösterebilir; ancak ortak belirtiler şunları içerir:

 

  • Aşırı, mantıksız veya kontrol edilemeyen endişe ve korku duyguları
  • Belirsiz bir sebeple panik ve huzursuzluk hissi
  • Takıntılı düşünceler
  • Ritüistik davranış
  • Uyku bozukluğu
  • Kalp çarpıntısı
  • Kas gerginliği
  • Sakin olmama
  • Mide bulantısı
  • Baş ağrısı
  • Yorgunluk
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Hızlı nefes alma
  • Terlemek
  • Ağız kuruluğu
  • Baş dönmesi
  • Soğuk ya da terli eller ve ayaklar
  • Titreme
  • Karın ağrısı

 

Anksiyete ile Baş Etmenin 7 Yolu

 

1.Kaygılarınızı yazın

Duygularımızı, düşüncelerimizi düzenlemenin ve kafamızı boşaltıp toparlamanın en etkili ve kolay yollarından birisi yazı yazmaktır. Kaygılarınızı, stresinizi yazıya dökerek zihninizi boşaltabilir ve rahatlayabilirsiniz.

 

2. Düşüncelerinize meydan okuyun.

Endişeli veya öfkeli olmanın bir parçası, mantıklı gelmeyen irrasyonel düşüncelere sahip olmaktır. Bu düşünceler genellikle “en kötü durum senaryosu"dur. Kendinizi bu düşüncelerin döngüsüne soktuğunuzda içinden çıkılmaz bir etkiye girebilirsiniz.

Bu düşüncelerden birini yaşadığınızda, kendinize aşağıdaki soruları sorun:

  • Bunun olma ihtimali var mı?
  • Bu mantıklı bir düşünce mi?
  • Bu daha önce başıma geldi mi?
  • Olabilecek en kötü şey nedir? Bununla başa çıkabilir miyim?

 

Soruları kendinize sorduktan sonra, düşüncenizi yeniden canlandırma zamanı. Unutmayın ki her kötü olayı başarıyla arkasında bırakabilen birçok insan var.

3.Durun ve Nefes Alın

Anksiyeteden muzdarip çoğu kimse, nefesini kontrol etmenin bu sendromda harikalar yarattığını maalesef bilmiyor. Bu yüzden, anksiyete atağı sırasında nefesinizi asla tutmayın; kesik kesik nefes almak yerine derin ve etkili diyafram nefesleri almayı deneyin. Eğer nefesinizi nasıl yönlendireceğinizi kestiremiyorsanız bir nefes terapistinden yardım almayı ya da internette kolaylıkla bulabileceğiniz nefes egzersizi videolarını deneyebilirsiniz.

4. Fiziksel aktivitelere ağırlık verin

Spor gibi fiziksel aktiviteler psikolojik sağlığımız için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biridir. Egzersiz beynimizde endorfin salgısını arttırarak kendimizi daha mutlu, daha sakin ve daha az stresli hissetmemizi sağlar. Hatta daha da iyisi açık havada, sahil kenarında ya da ağaçlarla çevrili bol oksijenli bir doğada hemen yürüyüşe atmaktır. İçinde bulunduğumuz ortamı değiştirmek de düşüncelerimizi yeniden odaklamamıza ve zihnimizin kaygı denizlerinde kaybolmasına karşı en iyi savunma yöntemlerinden biridir.

5. Müzik dinleyin

Bir sonraki endişe seviyenizin arttığını hissettiğinizde, kulaklıklarınızı alın ve en sevdiğiniz müziği dinleyin. Müzik dinlemek, vücudunuzu ve zihninizi sakinleştirici bir etkiye sahip olabilir. Ancak dinlediğiniz müzik türü seçiminiz de önemlidir.

6. Odağınızı değiştirin.

Durumu düşünmeyi bırakın, başka bir yöne bakın, bulunduğunuz odadan ya da binadan dışarı çıkın. Endişeli ve sinirli anlarda doğru kararlar veremeyebilirsiniz. Bu yüzden kendinize zaman tanıyın ve odağınızı bir süreliğine başka bir işe kaydırın.

7.Sizi Rahatlatan Biriyle Konuşun

Kaygı atakları sırasında başınızda dolaşan kara bulutları dağıtmanın en garantili yollarından biri de sevdiğiniz bir arkadaşınızla ya da size şefkat duygusunu derinden hissettiren bir aile büyüğünüzle konuşmaktır. Bunu yapmak yalnızlık duygusunu bertaraf edeceği gibi karşı taraftan alacağınız pozitif duygular, sakinleşmenize yardımcı olabilir.

Eğer siz de kaygılı düşünceler içinde boğulduğunuzu hissediyor ve bir çıkış yolu arıyorsanız yukarıdaki yöntemlere ek olarak online psikologlarımızla dilediğiniz zaman bir online terapi görüşmesi sağlayabilir, alanında uzman psikologlardan günün dilediğiniz zamanında destek alabilirsiniz.

 

 

 

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş